1535’te Bağdat, Osmanlı vilayet sistemine entegre edilerek garnizonlarla güçlendirildi. Bu süreç, Mezopotamya’nın siyasi, dini ve ekonomik yapısını dönüştürdü.
1534 Irakeyn Seferi, Kanuni Sultan Süleyman’ın Bağdat’ı fethederek Mezopotamya’yı Osmanlı’ya bağladığı zaferdir. Bu sefer, bölgenin siyasi, dini ve ekonomik yapısını dönüştürdü.
MS 750’de Büyük Zab Savaşı’yla Abbasiler, Emevi rejimini devirerek Bağdat’ı kurdu. Mezopotamya, İslam Altın Çağı’nın merkezi haline gelerek bilim ve kültürde çığır açtı.
MS 1258 Moğol Bağdat Kuşatması, Hülagü Han’ın Abbasi Halifeliği’ni yok etmesiyle Mezopotamya’yı harap etti. Beytü’l-Hikme’nin tahribatı, İslam Altın Çağı’nı sona erdirdi, ancak kültürel miras Osmanlılara aktarıldı.
20. Yüzyıl-Günümüz: Bağdat, modernleşme ve savaşlarla şekillendi; sanat, edebiyat ve bilimde Mezopotamya motifleri çağdaş kültürü zenginleştirdi.
1921–1932: Faysal liderliğinde modern Irak devleti kuruldu. Anayasal düzen ve askeri güç, Mezopotamya’yı modern bir ulus-devlete dönüştürerek yeni bir çağ başlattı.
1914–1918: Mezopotamya cephesi, Osmanlı'nın doğu savunmasını zorlayan bir savaş alanı oldu. İngiliz işgali, bölgenin kültürel mirasını tahrip ederken, politik ve sosyal dönüşümü tetikledi ve modern Irak'ın temellerini attı.
MS 224–750: Sasani ve Erken İslam döneminde, Mezopotamya’nın merkezi yönetim ve ticaret yolları, Abbasîlerin ekonomik ve politik gücünü şekillendirdi.
MS 762–833: Abbasîler, Bağdat’ı bilim merkezi yaptı; Beytü’l Hikme, Mezopotamya’nın tıp, astronomi ve matematik mirasını İslam dünyasına taşıyarak altın çağı başlattı.