1916’da Kut’ül Amare Kuşatması, Osmanlı’nın İngilizlere karşı tarihi zaferini simgeledi. Petrol lojistiği ve yerel aşiret desteği, Osmanlı’nın başarısını şekillendirdi. Bu zafer, Mezopotamya’nın Osmanlı mirasını güçlendirdi, ancak İngiliz karşı taarruzu bölgeyi dönüştürdü.
1915’te Selmanpak Savaşı, Osmanlı’nın İngiliz ilerleyişine karşı direnişini sınadı. Savaş, Kut’ül Amare Kuşatması’na zemin hazırladı ve petrol yollarını tehdit etti.
1914’te Kurna Muharebesi, Osmanlı’nın Mezopotamya’daki ilk savunmasını sınadı. İngiliz işgali, Dicle Nehri’nin kontrolünü ve petrol yollarını tehdit etti.
1914’te İngilizlerin Basra çıkarması, Mezopotamya Cephesi’ni açtı. Osmanlı egemenliğini sarsan işgal, petrol ve ticaret yollarını tehdit etti.
1905-1910’da Basra Körfezi’nde İngiliz nüfuzuna karşı Osmanlı direnişi, askeri ve diplomatik stratejilerle yürütüldü. Petrol arayışları ve aşiret ittifakları, Mezopotamya’nın jeopolitik yapısını şekillendirdi. Bu dönem, Osmanlı’nın Körfez egemenliğini koruma çabalarının son evresi olarak modern Mezopotamya’nın temelini attı.
21. Yüzyıl: Mezopotamya’nın petrol kaynakları, antik kentlerle jeopolitik bir kesişim yaratıyor. Enerji çıkarları arkeolojik mirası tehdit ederken, koruma çabaları tarihi mirası güçlendiriyor.
1921–1932: Faysal liderliğinde modern Irak devleti kuruldu. Anayasal düzen ve askeri güç, Mezopotamya’yı modern bir ulus-devlete dönüştürerek yeni bir çağ başlattı.
1918–1932: I. Dünya Savaşı sonrası Mezopotamya, İngiliz ve Fransız mandalarıyla bölündü. Yeni sınırlar ve petrol, bölgenin modern Irak ve Suriye’ye dönüşümünü şekillendirdi.